Giresun, Karadeniz kıyısında 40 kilometre yürüyünce bitecek küçük bir şehir gibi görünür. Oysa il sınırları içinde deniz seviyesinden 3.107 metreye çıkan bir coğrafya var. Aynı gün içinde sahilde balık yiyip 1.800 metrede sisin içinde yürüyebilirsiniz. Gezi planını buna göre kurmak, ilçe adlarına göre kurmaktan çok daha işe yarar.
Aşağıda Giresun'u beş rakım kuşağına ayırdım. Her kuşakta ne var, ne kadar sürer, nelere dikkat etmek gerekir, sırayla anlatıyorum.
Kıyı kuşağı: 0-150 metre
Şehrin çekirdeği burada. Yarımadanın üstündeki Giresun Kalesi ilk durak olmalı: kalenin kendisi kadar konumu önemli. Pontus Krallığı'na uzanan çekirdeği Roma, Bizans, Trabzon Rum İmparatorluğu ve Osmanlı elinde defalarca onarılmış. Bugün surların bir bölümü ve kapı izleri ayakta. Kale içi 20. yüzyılda mesire alanına çevrildi; Kurtuluş Savaşı'nın tartışmalı figürü Topal Osman'ın kabri de burada.
Kaleye gün batımından yarım saat önce çıkın. Ada, liman ve fındık bahçeleri aynı kadraja giriyor. Yukarıda çay ocağı ve küçük bir lokanta var.
Giresun Adası, Karadeniz'in Türkiye kıyısındaki tek adası. Amazon efsaneleriyle anılır, üstünde Hellenistik döneme uzanan kalıntılar ve bir manastır kalıntısı var. Tekne seferleri mevsimlik; kışın çoğu zaman çalışmaz. Mayıs'ın üçüncü haftasındaki Aksu Festivali sırasında adaya ilgi ciddi biçimde artar.
Şehir içinde Giresun Müzesi (eski Gogora Kilisesi), Zeytinlik Semti'nin taş sokakları ve konakları, Millet Bahçesi'nin tarihi taş kapısı yürüme mesafesinde. Zeytinlik'i sabah erken ya da akşamüstü gezin; ışık taş cephelerde çok daha iyi.
Haritada
Kıyı kuşağındaki durakların tamamı, açılış saatleri ve yol tarifleriyle birlikte rehberde işaretli.
63 durağı haritada açFındık kuşağı: 150-600 metre
Sahilden yukarı çıkınca manzara fındık bahçelerine döner. Bu kuşakta tek tek gezilecek noktadan çok, yol boyu manzara vardır. Yine de üç durak öne çıkıyor.
Espiye Yedi Değirmenli Mağarası, adını çevredeki tarihi su değirmenlerinden alan bir tabiat parkı. Küçük şelaleler, yürüyüş yolları ve mağara bir arada; kamelyalarda piknik yapılabiliyor. Yürüyüş biraz uzun ama manzara değer.
Tirebolu, kıyıdaki en fotojenik ilçe. Denize uzanan burnun üstündeki Tirebolu Kalesi (Saint Jean Kalesi) küçük ama konumu çok iyi. Aynı ilçede Bedrama Kalesi içeride, tepede duruyor.
Yağlıdere vadisi, iyi korunmuş 12 taş kemer köprüsüyle bu alanda Türkiye'de birinci. 1816 yapımı Ağa Köprüsü bunların en bilinenidir.
Dikkat: Ağa Köprüsü'nün çevresi bakımsız ve yer yer çöp sorunu var. Köprünün kendisi güzel ama düzenlenmiş bir gezi alanı beklemeyin. Yağlıdere merkezine 5 km, dağ yolunda.
Ladin ormanı: 600-1.500 metre
Bu kuşak Giresun'un en az bilinen ama belki en güzel bölümü. Yol daralır, orman kapanır, sis başlar.
Kuzalan Şelalesi ve Göksu Travertenleri aynı vadide. Travertenler, mineralli suyun kayaları beyaza boyayıp turkuaz havuzlar oluşturduğu bir doğa harikası; Pamukkale'ye benzetilir ama farkı, buranın yemyeşil dağların ortasında olması ve suya girilebilmesi. Ayakkabılarınızı çıkarıp havuzların üstünde yürüyebilirsiniz.
Mavi Göl ve Kuzalan Tabiat Parkı yine aynı güzergâhta. Üçünü tek güne koymak mümkün.
Tarih tarafında Meryem Ana Manastırı (Şebinkarahisar) ve Kırkharman Kilisesi var. İkincisi tarihi İpek Yolu güzergâhında, doğanın ortasında terk edilmiş bir taş kilise.
Dikkat: Kırkharman'a giden köy yolu ana yoldan sonra çok kötü; telefon ve internet çekmiyor. Ulaşımı zor, yalnız gitmeyin.
Yayla kuşağı: 1.500-2.000 metre
Giresun denince akla ilk bu gelir ve haklı olarak. Kümbet, Bektaş, Kulakkaya, Sis Dağı ve Gölyanı yaylaları temmuz-ağustos aylarında canlanır. Kümbet ve Bektaş şenlikleriyle bilinir; Sis Dağı adını hak eder, sis çoğu gün öğleden sonra iner.
Yaylalara çıkarken üç şeyi hesaba katın: yol süresi tahmin ettiğinizden uzundur, hava aniden değişir, akşam serinliği yazın bile ceket gerektirir.
Zirve ve iç kesim: 2.000 metre üstü
Karagöl Dağı 3.107 metreyle ilin çatısı. Buzul gölleriyle bilinir; Karagöl'e ulaşmak ciddi bir yürüyüş gerektirir, günübirlik hafif bir gezi değildir.
İç kesimde Şebinkarahisar ayrı bir dünya: kayanın üstündeki kalesi, Tamzara Mahallesi'nin kentsel sit dokusu, Fatih Camii, Kurşunlu Camii ve Atatürk Evi tek günü rahat doldurur. Kıyıdan 2,5-3 saat sürer, o yüzden günübirlik değil, konaklamalı planlamak daha mantıklı.
Nereden başlamalı?
| Süre | Öneri |
|---|---|
| 1 gün | Kale, Ada, Zeytinlik, müze, akşam sahil |
| 2 gün | + Kuzalan, Göksu Travertenleri, Mavi Göl |
| 3 gün | + Kümbet ya da Bektaş yaylası |
| 4 gün+ | + Şebinkarahisar (konaklamalı) |
Rehberdeki 63 durağın her birinde rakım, gezme süresi, ücret bilgisi ve tek dokunuşla navigasyon var. Birden fazla durak seçip sıralı rota da kurabilirsiniz.